Muhafız adayları sabah kalk borusu ile eğitim alanına kurulu olan çadırlarından çıkıp eğitim alanına doğru toplanmaya başladı. Günlük sayımları yapıldıktan sonra yemek çadırına gidip kahvaltılarını aldılar. Thoron kahvaltısını yaparken yanına komşu çadırda kalan arkadaşı geldi. "Günaydın Thor! Akşam izninde şehre inelim mi? Ah, senin fazladan eğitime kalıp Craban usta kılıç çalışman gerekiyordu. Çok üzücü." Thoron sakin bir şekilde kahvaltısına devam ederken arkadaşına döndü. Sakin bir ses tonu ile "Yanlış hatırlamıyorsam senin de cezalı olarak bütün kılıçları temizleyip bilemen gerekmiyor muydu Tal?" karşılık verdi arkadaşına. Tal, düşünceli bir tavır takındıktan sonra " Kuzen'i kızlar yatakhanesine sokmaya açlıştığımız gün aldığım cezayı diyorsun. Ufak bir ayrıntı evet. Kılıcının nasıl parlatılmasını istersin? Görüşürüz" dedi ve konuşması gibi duraksamadan yoluna devam etti. Thoron bu deli çocukla neden iyi anlaştığını asla anlayamayacağını düşünerek kahvaltısına devam etti.
Kahvaltı sonrasında herkes eğitim alanına toplandı. Craban geldiğinde hepsinin hazır olması gerekiyordu, çünkü geç kaldıkları zamanlarda surlar etrafında yedi tur koşma cezası veriyordu.
Hazır bir şekilde Craban'ı beklemeye başladılar. Kısa bir süre sonrasında Craban bir at arabası arkasına oturmuş olarak alana geldi. Arabadan indikten sonra gür sesi ile "Günaydın kuzucuklarım. İyi uyudunuz umarım, zira bugün için kendime harika bir eğlence hazırladım. " diye seslendi. O konuşmasını yaparken at arabası ile gelen diğer iki görevli arabanın arkasında desteler halinde paketlenmiş olan mızrakları indirmeye başlamıştı. Craban mızraklar indirilirken adaylar arasında dolaşmaya başladı. Mızraklar eğitim için hazırlanırken sıralanmış bir şekilde bekleyen adayların bazıları ile sohbet etmeye başladı Craban. Kiminin sağlığı hakkında, kimisinin ise ailesi hakkında kısa sohbetler ediyordu. Craban bunu, hem adaylar hakkında daha fazla bilgi edinmek hem de ileride yapacakları görevlerde üst düzey komutanlarla nasıl konuşulması gerektiğini öğretmek için yaptığını söylemişti.
Sıraların arasında dolaşırken Tal'ın önünde durdu. "Tal-Amera, kolun nasıl? Kız yurtları hakkında dersini almışsındır umarım" dedi alaylı bir ses tonu ile. "Tal esas duruşunu bozmadan. Kolum iyileşti kumandanım. Şifacılarımız iyi çalışıyor. Kız yurtları için ise dersimi aldım. Bir dahaki sefere kancalı ip götüreceğim kumandanım." dedi son derece resmi bir ses tonu ile. Craban Tal'ın cevabını çok beğendiğinden olsa gerek büyük bir kahkaha ile hazırlanmış mızrakların yanına doğru ilerledi. Yerine geçtikten sonra gür sesi ile "MIZRAK BAŞINA!" diyerek eğitime başladı.

Herkes mızraklarını aldıktan sonra karşılıklı pozisyon alarak eğitim düzenine geçti. Craban herkesin hazır olduğunu kontrol ettikten sonra dersine başladı:
"Evet muhafızlar. Bugün size mızrak kullanmanın inceliklerini anlatmaya başlayacağım. Gözünüze basit bir tahta parçası olarak gözükse de bu silah becerikli ellerde harikalar yaratır. Ancak esas başarısını kalabalık gruplar tarafından organize bir şekilde kullanıldıklarında gösterirler. Mızrak kullanmayı iyi bilen yüz asker karşısında hiçbir süvari birliğinin dayanma şansı yoktur." dedi. Konuşması bittiği zaman yerde hazır bekleyen mızrağını aldı ve en yakınındaki öğrencinin karşısına geçti. "Bugün öğreneceğimiz ilk ve aslında en önemli konu ise mızrağı nasıl tutacağımız ve savunma hamlelerini nasıl gerçekleştireceğimiz." Ardından da mızrağını alıp savunma pozisyonuna getirdi. "Şimdi benim yaptığım hareket sırasını takip edin ve ardından tekrarlayın!"
Kahvaltı sonrasında herkes eğitim alanına toplandı. Craban geldiğinde hepsinin hazır olması gerekiyordu, çünkü geç kaldıkları zamanlarda surlar etrafında yedi tur koşma cezası veriyordu.Hazır bir şekilde Craban'ı beklemeye başladılar. Kısa bir süre sonrasında Craban bir at arabası arkasına oturmuş olarak alana geldi. Arabadan indikten sonra gür sesi ile "Günaydın kuzucuklarım. İyi uyudunuz umarım, zira bugün için kendime harika bir eğlence hazırladım. " diye seslendi. O konuşmasını yaparken at arabası ile gelen diğer iki görevli arabanın arkasında desteler halinde paketlenmiş olan mızrakları indirmeye başlamıştı. Craban mızraklar indirilirken adaylar arasında dolaşmaya başladı. Mızraklar eğitim için hazırlanırken sıralanmış bir şekilde bekleyen adayların bazıları ile sohbet etmeye başladı Craban. Kiminin sağlığı hakkında, kimisinin ise ailesi hakkında kısa sohbetler ediyordu. Craban bunu, hem adaylar hakkında daha fazla bilgi edinmek hem de ileride yapacakları görevlerde üst düzey komutanlarla nasıl konuşulması gerektiğini öğretmek için yaptığını söylemişti.
Sıraların arasında dolaşırken Tal'ın önünde durdu. "Tal-Amera, kolun nasıl? Kız yurtları hakkında dersini almışsındır umarım" dedi alaylı bir ses tonu ile. "Tal esas duruşunu bozmadan. Kolum iyileşti kumandanım. Şifacılarımız iyi çalışıyor. Kız yurtları için ise dersimi aldım. Bir dahaki sefere kancalı ip götüreceğim kumandanım." dedi son derece resmi bir ses tonu ile. Craban Tal'ın cevabını çok beğendiğinden olsa gerek büyük bir kahkaha ile hazırlanmış mızrakların yanına doğru ilerledi. Yerine geçtikten sonra gür sesi ile "MIZRAK BAŞINA!" diyerek eğitime başladı.

Herkes mızraklarını aldıktan sonra karşılıklı pozisyon alarak eğitim düzenine geçti. Craban herkesin hazır olduğunu kontrol ettikten sonra dersine başladı:
"Evet muhafızlar. Bugün size mızrak kullanmanın inceliklerini anlatmaya başlayacağım. Gözünüze basit bir tahta parçası olarak gözükse de bu silah becerikli ellerde harikalar yaratır. Ancak esas başarısını kalabalık gruplar tarafından organize bir şekilde kullanıldıklarında gösterirler. Mızrak kullanmayı iyi bilen yüz asker karşısında hiçbir süvari birliğinin dayanma şansı yoktur." dedi. Konuşması bittiği zaman yerde hazır bekleyen mızrağını aldı ve en yakınındaki öğrencinin karşısına geçti. "Bugün öğreneceğimiz ilk ve aslında en önemli konu ise mızrağı nasıl tutacağımız ve savunma hamlelerini nasıl gerçekleştireceğimiz." Ardından da mızrağını alıp savunma pozisyonuna getirdi. "Şimdi benim yaptığım hareket sırasını takip edin ve ardından tekrarlayın!"
0 yorum:
Yorum Gönder