Üzerindeki örme zırh yüzünden her tarafı kaşınıyordu Thoron'un. Babası daha iyi bir hayatı olsun diye onu muhafız birliğine yazdırmıştı. Muhafız olmaya istekli değildi ancak tarlaları her sene daha az ekin veriyordu ve Thoron'da gelecek için tek çıkış yolunun bu olduğunun farkında idi. Ama yine de "muhafız" olmayı istemiyordu. Kılıçtan hiç hoşlanmazdı, Ağır gelirdi onun için. O yay kullanmayı severdi. Yayı da sadece , akşam yemeği için ormanda hayvan avlamak için kullanırdı. Burada ise insanlar zırhlar ve kılıçlarla dolaşıyordu.
Sabah kaldıkları kışladan eğitim alanına getirilirken iki adamın kılıç çalıştığını gördüler. Zırhlı bir muhafız ile elinde kocaman kalkanı olan iri yarı olan diğer adam çetin bir çarpışma yapıyordu. İri olan adam zırhlı muhafızın kalkanını tek darbe ile parçaladı ve ardından kılıcıyla hamleler yaparak onu yere devirdi. "Kesinlikle uzak durulması gereken biri" diye geçirdi yürümeye devam ederken.
Sabah kaldıkları kışladan eğitim alanına getirilirken iki adamın kılıç çalıştığını gördüler. Zırhlı bir muhafız ile elinde kocaman kalkanı olan iri yarı olan diğer adam çetin bir çarpışma yapıyordu. İri olan adam zırhlı muhafızın kalkanını tek darbe ile parçaladı ve ardından kılıcıyla hamleler yaparak onu yere devirdi. "Kesinlikle uzak durulması gereken biri" diye geçirdi yürümeye devam ederken.
Burada adalete önem gösteririz. Nereden geldiğinizin, ya da hangi soylu aileye bağlı olduğunuzun bu alan içerisinde bir kıymeti yoktur. Aranızda tarlasından gelmiş köylülerde var, büyük ailelerin prensleri de. Ancak bu kapıya girip, muhafızlık adayı payesini aldığınız şu andan itibaren hepsi geçnişte kaldı! Şimdi sizleri baş eğitmeniniz Craban ile tanıştıracağım. Size verdiği her komutu ve emri kesin itaat ile yerine getirecek ve eğitimlerinizi aksatmadan devam edeceksiniz."
Bu kısa ve vurgulu söylevinin ardından Kano geldiği gibi hızlı bir şekilde alandan uzaklaştı. Atı alandan uzaklaşırken acemilerin yanına kuzeylilerin denizci halkına benzer iri ve uzun sakallı biri geldi. O kadar iri biriydi ki gölgesinde kalanlar kış soğuğuna girmiş gibi üşüyordu. Thoron eğitmenleri Craban'ı görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Bu biraz önce zırhlı şövalyeyi yere yıkan adamdı. Eğer eğitimleri biraz önce gördüğü çalışma gibi geçecekse kemiklerinin sağlığı için ilk fırsatta buradan kaçması gerektiğini düşündü.
Craban herkesi görebileceği bir yere geçtikten sonra büyük kalkanını yere bıraktıktan sonra tok ve derinden gelen sesi ile konuşmaya başladı: "Ben Crabanç Komutan Kano gibi söylevler çekmeyeceğim size. Benim işim sizi eğitmek. Bunun zor ve acı verici bir deneyim olacağını şimdiden söyleyeyim size. Seçtiğiniz şey katiplerin kalemlerle kitaplara desen çizmesine benzemez. Burada kalkanlar çatlar, kılıçlar kırılır ve oklar vızıldar. Pek çoğunuz evlerinizden ilk defa ayrılmış olabilirsiniz. Evinizin, ailenizin sıcak ve mutlu ortamını arıyorsunuzdur. Her güzel şey gibi onlarında sonu kötü bir şekilde burada bitti. Kötü bir hayattan gelenleriniz varsa onlara da kötü haberlerim var. Kötü geçen günleriniz daha kötü geçecek günlerle devam edecek! Şimdi herkes silah çadırına gitsin ve eğitim kılıçlarınızı alın."
Sert konuşması herkesi sarsmışken herkesin yüreğini ağzına getiren bir ses ile koşuşmaya başladılar.
"KIMILDAYIN!!!"
Sert konuşması herkesi sarsmışken herkesin yüreğini ağzına getiren bir ses ile koşuşmaya başladılar.
"KIMILDAYIN!!!"

Eğitim şart....
0 yorum:
Yorum Gönder