Leviathan'da mimlendikten sonra bizde egzantirik alışkanlıklarımızı yazalım hemen :) Herkesin kendisine göre değişik alışkanlıkları vardır, ama bunlar o şahıslara o kadar normaldir ki. (Mesela bana)

-Şeftaliyi elimde tutamam, soymadan yiyemem, birisi önümde ısırarak yerse titrer ve kendime gelirim. Avukat arkadaşım cinayette bundan ceza indirimi alırsın dedi o kadar.
-Akşamları eve giderken Orion'u görürsem selam veririm. Orta okul zamanlarımdan beri yaparım bunu. Daha sonraları büyük avcı ve bazı yerlerde hırsızların koruyucusu dediklerinde nedense yabancı gelmedi bana..
-Kutu biriktirmeye bayırlırım. Sırf kutusu güzel diye aldığım şeyler vardır. Güzel bir kutu görünce "kullanırım ki ben bunu" lafını o kadar çok kullanırım ki Fırat'ın karikatürü bu yüzden bana komik gelmez. Haklı çocuk kullanılır o kutu. Ayrıca Wall-e deki yüzük kutusu sahnesinin favorilerimden olmasıda bundandır sanırım.
-Evden çıktıktan sonra kapıyı kilitler, merdivenin başına kadar yürür sonra geri döner tekrar kapıyı kontrol ederim. Bunu yaparkende her seferinde "kontrol ettin ya olum" derim. İstisnası yoktur. Direnmeye çalıştığım seferlerde sokak ortalarından çok geri döndüm.
-Kahveyi kağıt veya plastik bardakta içmemeye özen gösteririm. Kağıt bardakta kahve içmenin kahveye hakaret sayıldığına inanırım.
- Yeni yemekler, lezzetler denemeyi çok severim ancak tanımlayamadığım hiçbir şeyi yemem. Servis edilen yemeğe baktığımda aklımdan "Tavuk buduna benziyor ama lahana da olabilir" fikri geçiyorsa o yemeği birisi yiyip hayatta kaldığını görmedikçe yemem.
-Sinema filmlerinin o karizma akan ana karakterlerini şebelek pozlara sokmaya bayılırım. En sevdiğiniz karakterin dişine et sıkışmış halinin tasvir edildiğini duymak çoğu insanın hoşuna gitmez.

-Şeftaliyi elimde tutamam, soymadan yiyemem, birisi önümde ısırarak yerse titrer ve kendime gelirim. Avukat arkadaşım cinayette bundan ceza indirimi alırsın dedi o kadar.
-Akşamları eve giderken Orion'u görürsem selam veririm. Orta okul zamanlarımdan beri yaparım bunu. Daha sonraları büyük avcı ve bazı yerlerde hırsızların koruyucusu dediklerinde nedense yabancı gelmedi bana..
-Kutu biriktirmeye bayırlırım. Sırf kutusu güzel diye aldığım şeyler vardır. Güzel bir kutu görünce "kullanırım ki ben bunu" lafını o kadar çok kullanırım ki Fırat'ın karikatürü bu yüzden bana komik gelmez. Haklı çocuk kullanılır o kutu. Ayrıca Wall-e deki yüzük kutusu sahnesinin favorilerimden olmasıda bundandır sanırım.
-Evden çıktıktan sonra kapıyı kilitler, merdivenin başına kadar yürür sonra geri döner tekrar kapıyı kontrol ederim. Bunu yaparkende her seferinde "kontrol ettin ya olum" derim. İstisnası yoktur. Direnmeye çalıştığım seferlerde sokak ortalarından çok geri döndüm.
-Kahveyi kağıt veya plastik bardakta içmemeye özen gösteririm. Kağıt bardakta kahve içmenin kahveye hakaret sayıldığına inanırım.
- Yeni yemekler, lezzetler denemeyi çok severim ancak tanımlayamadığım hiçbir şeyi yemem. Servis edilen yemeğe baktığımda aklımdan "Tavuk buduna benziyor ama lahana da olabilir" fikri geçiyorsa o yemeği birisi yiyip hayatta kaldığını görmedikçe yemem.
-Sinema filmlerinin o karizma akan ana karakterlerini şebelek pozlara sokmaya bayılırım. En sevdiğiniz karakterin dişine et sıkışmış halinin tasvir edildiğini duymak çoğu insanın hoşuna gitmez.
0 yorum:
Yorum Gönder