
Handan çıktıktan sonra sallana sallana boş sokaklarda yürümeye başladı Telrik. Arkadaşları ile içmeye gitmişti ve zaman su gibi akmıştı. Yolda ilerlerken devirdiği bir su fıçısına küfrettikten sonra "Biraz fazla kaçırdım bu akşam galiba" diye söylendi kendi kendine. Fıçıdan sonra dengesini sağladığına kanaat getirdiğinde tekrar yola kolyuldu sendeleyerek. Handan birkaç sokak ilerledikten sonra gittiği yolun üzerinde birkaç karaltı gördü. Biraz ilerledikten sonra sarhoş gözleri ile ne olduğunu anlamaya çalıştığında biri çok uzun iki kişinin kımıldayan bir yığını yerde çektiğini fark etti. Gördüğü şeyden sonra ne yapacağını bile düşünmeden yan sokaklardan birine girdi ve sarhoş halinin el verdiği hızda oradan uzaklaştı Telrik. Tortu gibi bir liman şehrinde böyle bir olaya karışmanın tek bir sonucu vardı, oda ölümdü...
Telrik'in gördüğü iki adam ve yerdeki hareketli yığın olarak algıladığı kişi şehrin karanlık ara sokaklarından birine girdi hemen.. Yerdeki kişiyi sürükleyen adam pahalı kumaşlar giymiş soyluyu sokak başındaki duvara doğru sertçe itince adam acı ile inledi.. "Ne olur bırakın beni. Limanda birsürü gemim ve malım var. Beni bırakısanız istediğinizi veririm size." Yerde karşısındakilerin ayaklarına kapanıp yalvaran Halta karnına yediği sert bir tekme ile yığılıverdi.. "Görüyor musun uzun boylu dostum, şehrin en zengin ve asil insanı bile iş hayatı olunca bir köle ile aynı ruha giriyor. Başka türlü farkı fark edemiyorlar" dedi ve ardından Halta'nın suratına sert bir yumruk attı. Uzun boylu adam bu yumruktan sonra eşlik ettiği yoldaşını bileğinden yakaladı "Ne yapıyorsunuz siz böyle! Elsar Yeter! Adamı öldüreceksiniz neredeyse!" diye bağırdı. Sesi gecenin karanlığında dar sokaklarda yankılanarak dağıldı.. Elsar kukuletasının altından sinirli gözlerle karşısındaki uzun adama baktı. Kalın siyah pelerininin altından dahi giydiği zırh kolayca belli oluyordu. "Sayın lordum" dedi bileğini adamdan kurtararak. "Burası Boesen tapınağı, bu adamda baş rahip değil" dedi yerdeki adamın karnına sert bir tekme indirirken. Elsar korkulu bakışlarla yaında konuşanlara bakan Halta'ya eğildi ve "Konuşmaz ise acı ile öleceğini bilmeli" dedi kararlı bir ses tonu ile. Halta bu söz ardından sert bir tekme yemiş gibi inledi ve yere kapaklandı. "Peki konuştıktan sonra?" diye sordu uzun boylu şövalye. Sesi Elsar'ın tepkilerinden dolayı endişeli idi. "Onu daha düşünmedim" dedi Elsar neşeli bir ses tonu ile.
Yerde yatan adamın göğsüne dizini bir pençe gibi indirdi ve çizmesindeki ince kamayı adamın boğazına dayadı. "Şimdi, söyle bakalım tüccar efendi. Boesen Şövalyeleri nereye götürüldü? Tek yanıt hakkın var ve yanıt" bilmiyorum " değil." dedi. Konuşurken kurduğu her kelimede kamayı Halta'nın boğazına biraz daha bastırıyordu. Halta korkudan ağlayarak yanıtladı" Tamam, tamam. Ne olur öldürmeyin beni.. Onları Releant'a götürdüler. Ama sonrasını gerçekten bilmiyorum. Ne olur bırakın beni." diye yalvardı. Bir kaç nefes sonra bir yanıt alamayınca gözlerini korku ile açtı ama sokakta kimsecikler yoktu..
İkili ara sokaklarda hızla ilerlerken şövalye "Yaptığınız hiç doğru bir hareket değildi Elsar Bey. Kurallara uygun olarak sorgulamalıydık." dedi azarlayıcı bir ses tonu ile. Elsar hızlı adımlarla oradan uzaklaşmak ve yanındaki kural budalası ile uğraşmak istemiyordu ama soruyu yanıtlamazsa adamın susmayacağını anlayınca durdu ve adamın karşısına geçip "Eğer arkadaşlarınızı kurtarmak istemiyorsanız bunu hemen söyleyin beyim. Yoksa burada işler böyle yürür ve buna gösteriyorsanız lütfen yola benimle gelmeyin!" Bu ani ve sert tepki ile bir an şaşıran şövalye szünü bitirir bitirmez hızla yürümeye devam eden Elsar'a yetişti "Bu tepkiyi neden verdiniz acaba? Bana arkadaşlarımı bulma görevinde size yerdım etmem emredildi ve görevimi yerine getireceğim." dedi kararlı bir ses tonu ile. "Şövalye,Raleant'a gidiyoruz. Neresi olduğu hakkında bir bilginiz var mı acaba?" diye sordu sinirli bir ses tonu ile. Şövalye Elsar'ın sorusuna hayır manasında başını salladı. Elsar "ahmin etmiştim" şeklinde bezgin bir baktı karşısındaki adama. "Hırsızdiyar adını duymuşsunuzdur ama artık değil mi?" dedi hafif bir alay tonu ile. "Releant, Hırsızdiyar'ın buradaki adıdır." dedi ve yoluna hızla devam etti. Karanlıklar arasında kaybolurken Elsar'ın aklında bu yolun şövalyesiz bile yeteri kadar uzun ve zor bir yol olduğu geçiyordu...
0 yorum:
Yorum Gönder